Altın ve gümüş rekor yükseliş yaşarken yatırımcılar finansal sisteme güven kaybıyla güvenli limanlara yöneliyor. Merkez bankaları altın topluyor, gümüş spekülasyonla sıçrıyor, Bitcoin ise bu rallide geride kalıyor; ani düzeltme riski büyüyor.
Altın ve gümüş olağanüstü bir yükseliş yaşıyor. Son haftalarda haberleri takip edenlerin gözünden kaçmamıştır: altın ons başına 5.000 doların çok üzerine çıktı, gümüş ise kısa sürede 100 doları aştı.
Bireysel yatırımcıların ilgisi de patlama yaptı.Piyasa külçe talebi nedeniyle adeta kilitlendi. Değerli metaller geri döndü hem de bu kez güçlü bir şekilde.
Sisteme Güvensizlik
Rallinin arkasındaki itici güç, rahatsız edici bir korku ve açgözlülük karışımı. Korku, çünkü giderek daha fazla yatırımcı devlet tahvilleri ve para birimleri gibi geleneksel dayanakların güvenilirliğini sorguluyor.
Açgözlülük ise, hızla yükselen fiyatların kendi cazibesini yaratmasından kaynaklanıyor. Dün “güvenli” görünen şey, bugün aniden kaçırılmış bir fırsat gibi hissediliyor.
Hikâyenin özü, finansal sisteme duyulan güvenin zayıflamasında yatıyor.
ABD doları yalnızca egzotik para birimleri karşısında değil, İngiliz sterlini ve İsviçre frangı karşısında bile baskı altında.
Bir zamanların klasik güvenli limanı Japon yeni de, merkez bankasının enflasyonla mücadelede geride kalıyor gibi görünmesi nedeniyle bu statüsünü kaybediyor.
Böyle bir ortamda altın, normalde birden fazla güvenli liman arasında paylaşılan rolü tek başına üstleniyor.
Tarihsel olarak çoğu zaman altının gerisinden gelen gümüş de bu hareketin içine çekiliyor.
Gümüşün kısa sürede bu kadar sert yükselmesinin nedeni bu: kısmen bir telafi hareketi, kısmen de saf spekülasyon.
Merkez Bankaları ve Bireysel Yatırımcılar Birlikte
Dikkat çeken nokta, yalnızca bireysel yatırımcıların değil, merkez bankalarının da agresif biçimde altın almaya devam etmesi.
Polonya kısa süre önce altını, “yeni bir finansal denge arayan bir dünyada gerçekten güvenilir tek ulusal rezerv” olarak nitelendirdi.
Açıklamalar, altının geçici bir korunma aracı olmanın ötesinde, yeniden parasal bir çıpa olarak görülmesi anlatısını güçlendiriyor.
Aynı zamanda geçmişteki çılgınlıkları hatırlatan davranışlar da görülüyor. Hızla yükselen fiyatlar, sosyal medya ve görece likit olmayan piyasaların birleşimi adeta yakıt etkisi yaratıyor.
Analistlere göre bu tür hareketler nadiren kaldıraç olmadan gerçekleşir. Özellikle serbest dolaşımdaki arzın sınırlı olduğu gümüş piyasası, sert zirvelere olduğu kadar acı düzeltmelere de son derece hassas.
Peki ya Bitcoin?
Bu dönemi daha da ilginç kılan şey, kimin bu yükselişe katılmadığı: Bitcoin. Sık sık dijital altın ve parasal bozulmaya karşı koruma olarak sunulan Bitcoin, dikkat çekici biçimde geride kalıyor.
Altın ve gümüş “değer erimesi ticaretine” öncülük ederken, Bitcoin şimdilik kenarda duruyor gibi görünüyor.
Uzun vadeye dair kesin bir şey söylemese de, mevcut piyasa hissiyatı hakkında çok şey anlatıyor.
Akut stres ve belirsizlik dönemlerinde birçok yatırımcı hâlâ önce somut, yüzyıllardır var olan varlıklara yöneliyor.
Bitcoin ise pek çok kişi için hâlâ kavramsal, psikolojik ve volatilite açısından bir adım daha ileri bir varlık.
Dönüş Riskine Dikkat
Piyasalarda her zaman geçerli olan kural şudur: yükseliş ne kadar güçlü olursa, ani bir dönüş riski de o kadar büyüktür. Bunu geçmişte Bitcoin fiyatında da sık sık gördük.
Hisse senedi piyasalarında ani bir düzeltme veya finansal koşulların sıkılaşması, yatırımcıları borçla finanse edilen pozisyonlarını kapatmaya zorlayabilir. O zaman altın ve özellikle gümüş, umulduğu kadar istikrarlı olmayabilir.
Şimdilik altın ve gümüş çılgınlığı sona ermiş gibi görünmüyor. Ancak bugün piyasaya girenlerin şunu unutmaması gerekir: bu tür çılgınlıklar nadiren yumuşak bir inişle biter ve güvenli limanlar bile bazen yanıltıcı olabilir.
Neden 99Bitcoins'e güvenebilirsiniz?
2013 yılında kurulan 99Bitcoins ekibi, Bitcoin'in ilk günlerinden beri kripto uzmanlarıdır.
Haftalık Araştırma
100+Uzman Katılımcılar
Aylık Okuyucular
2000+İncelenen Kripto Projeleri


